Sunday, January 21, 2007

yazmak veya yazmamak

En baştan anlaşalım, ben yazamam, yazmayı sevmem, dolayısıyla da zorunlu kaldığım durumlar dışında yazmam.

Ee o zaman niye oturup bu blogu açma zahmetine katlandım (gerçi çok zahmetli değildi, belki de o yüzden açtım ama neyse konumuz bu değil). Cevabı benim de merak ettiğim bir konu aslında. Evet, konuşmayı çok severim, her türlü konu hakkında ve hele hele biraz da bilgili olduğumu düşündüğüm konularda çenemin durmadığını bilirim. Bu konuda kendime de güvenirim. Fakat iş yazma olunca nedense bir sıkıntı, belki de bir üşengeçlik, sarar beni. Aslında sorun neyi nasıl düşündüğüm değil de, daha çok neyi nasıl aktaracağım kaygısıdır. Şekil kaygısı taşımadan, daha rahat yazabileceğim düşüncesiyle bu blogu açmış olabilirim, bu bir düşünce. Fakat aynı zamanda şu anda yazarken bile belli şekilsel kaygılar taşıdığımı söylemeliyim. Sanırım en iyisi sadece yazmak ve ne olacağını görmek.

Şu anda bu yazıyı bitirmek istiyorum, ama şekilsel kaygılarım beni burda, böyle, bir anda bitirmemem için ablukaya almış durumda sanki. Ama bitiriyorum. Bitti.

No comments: